img-blog
img-blog

İşyerinden bir arkadaşınız en sevimli ifadesini takınarak yanınıza yaklaştı ve sordu: 'Benim bir toplantıya yetişmem gerekiyor. Raporları yazmaya vaktim olmadı. Rica etsem sen yazabilir misin?'. Arkadaşınızı kıramayıp kabul ediyorsunuz. İş yükünüz arttığı için de eve geç bir vakitte varabiliyorsunuz.

Evinize vardığınızda aklınızda olan tek şey bir şeyler yiyip koltuğa uzanmak ve erkenden yatmak. Ancak eşiniz de bir taleple geliyor: 'Hayatım bu akşam arkadaşlarla çıkalım mı? Biliyorsun ne zamandan beri dışarı çıkmıyoruz. Beni kırmayacaksın değil mi?'

Kolunuzu kıpırdatacak haliniz bile yokken, güç bela hazırlanıyorsunuz ve hiç istemediğiniz halde dışarı çıkıyorsunuz. Ne var ki gece boyunca yorgunluktan esneyip durduğunuz için bir de eşinizden azar işitiyorsunuz. Sonuçta ne siz mutlu oluyorsunuz, ne de eşinizi mutlu edebiliyorsunuz.

Hayatınıza bir bakın. 'Hayır' diyemediğiniz için katlanmak zorunda olduğunuz şeyleri bir gözden geçirin. Aslında görüşmek istemediğiniz bir çok insanla görüştüğünüzü, gitmek istemediğiniz bir çok yere gittiğinizi, yapmak istemediğiniz bir çok işi yaptığınızı göreceksiniz.

Oysa ki mutluluğun yolu 'hayır' diyebilmekten geçmektedir. İşin püf noktası da insanları darıltmadan bunu yapabilmektir.

Diyelim ki iş arkadaşlarınız ya da üstleriniz sürekli kendi işlerini size yığmaya çalışıyorlar. Onlara bitirmeniz gereken işleri anlatın. Ve onlara bu işlerden hangisini yapmayıp da kendi işlerini yapmanız gerektiğini bir sorun. Büyük ihtimalle o işi alıp başka birisine götüreceklerdir.

Eğer sizden istenen her şeye hep 'evet' derseniz, kendinizi müthiş bir baskı altında hissedersiniz. En sonunda da başınıza gelenler için başkalarını suçlamaya başlarsınız. İyisi mi siz daha fazla vakit kaybetmeden 'hayır' deme çalışmalarına başlayın. Sonuçta 'hayır' diyebilmek bir beceridir ve her beceri de antrenman gerektirir.

Ancak bunun yaparken dürüst olmalısınız. Kendinizi kandırmamalısınız. Eşiniz, çocuğunuz veya iş arkadaşınız sizden bir şey istediğinde kendinize dürüstçe sormalısınız. 'Bunu gerçekten istiyor muyum? Bunun yapmanın doğru olduğuna inanıyor muyum?' Ve tabii dürüstçe yanıtlamalısınız.

Aksi halde yapmak istemediğiniz bir şeyi yaparken bulursunuz kendinizi. Üstelik de mutsuz bir ifadeyle ve isteksiz bir şekilde. Örneğin çocuklarla ilgili bir konuda eşinizin bir önerisini kabul edersiniz. Ancak içten içe doğru olmadığına inandığınız için siz anlaştığınız şekilde davranamazsınız. Bir yerde bir sorun çıkar ve eşiniz sizden hesap sorar. 'Bu konuda anlaştığımız halde neden böyle davranıyorsun?'

İşte o noktaya gelmemek için, baştan 'hayır' demelisiniz. İnanmadığınız bir konuda yapacağınız her şey size negatif bir şekilde geri dönecektir.

Unutmayın ki bu sizin hayatınız ve sadece bir hayatınız var. Ve başkaları için yaşamaya değmeyecek kadar kısa…